Elektrik motorları modern endüstrinin çalıştırıcı unsurlarından biridir. Bant sistemleri, pompa istasyonları, kompresörler, HVAC üniteleri, üretim otomasyonu ve taşıma sistemlerinde kullanılan bu motorlar zamanla yıpranır, verim kaybeder veya tamamen devre dışı kalır. Bu durumda motorlar hurda niteliği kazanır ve geri dönüşüm hattına girer. Elektrik motoru hurdası; bakır, çelik, alüminyum ve döküm gibi değerli materyaller içerdiği için geri dönüşüm pazarında pozitif karşılığı bulunan bir malzeme akışıdır.
Motor sökümünün sahadaki gerçekliği sanıldığı kadar basit değildir. Bir motor; gövde, stator, rotor, rulmanlar, kablo bağlantıları, fan kapağı ve borular gibi parçalardan oluşur. Statorda ve rotorun iç kısımlarında bakır sargılar yer alır, gövde çelik veya döküm olabilir. Söküm süreci doğru yapıldığında oldukça yüksek miktarda bakır geri kazanımı mümkün olur. Özellikle büyük endüstri motorlarında bakır oranı ciddi bir ekonomik değere dönüşür.
Motor hurdasının kaynağı çoğu zaman sanayidir. Üretim hatları yenilendiğinde, otomasyon sistemleri değiştiğinde veya fabrikalar bakım dönemine girdiğinde büyük sayıda motor hizmet dışı kalır. Bu akışın ilk toplama noktası sahadır. Sahadan metal temin eden işletmeler içinde hurdacı şeklinde çalışan aktörler bulunur ve bu aktörler motorları kaynaktan alarak ayrıştırma sürecine doğru ilerletir.
Elektrik motoru geri dönüşümünde en kritik iki malzeme bakır ve çeliktir. Bakırın geri kazanımında saflık oranı önem taşır; çünkü ergitme sonrası elektriksel iletkenlik korunmalıdır. Çelik gövdeler ise yeniden ergitilerek sac formuna veya farklı bir yarı mamule dönüştürülebilir. Bu durum enerji tasarrufu sağlar, çünkü çeliğin cevherden üretimi çok daha yüksek karbon emisyonu yaratır. Dolayısıyla motor hurdası geri dönüşümü çevresel etkileri azaltan, endüstriyel ham madde akışını destekleyen bir alandır.
Bir başka boyut da lojistik meseleleridir. Elektrik motorlarının hacmi değişken olabilir; küçük fan motorlarından büyük pompa motorlarına kadar geniş bir yelpaze bulunur. Bu nedenle taşımacılık maliyetleri, sahadan tesise mesafe ve konteynerleme yöntemleri fiyatlamayı etkiler. Bazı işletmeler motorlarını satmadan önce çözüp yalnızca bakırı çıkarmayı tercih ederken, bazıları komple motoru sahadan çıkarır. Her iki durumda da geri dönüşüm zincirinin sonunda ergitme tesisleri devreye girer.
Bölgesel yoğunluk açısından bakıldığında Marmara bölgesi bu sektörün canlı olduğu alanlardan biridir. OSB sahaları, metal işleme tesisleri, otomasyon firmaları ve bakım-onarım atölyeleri burada kümelenmiştir. Bu kümelenme, hurda motor akışını düzenli kılar. İşte tam bu noktada konuma bağlı tedarik avantajı devreye girer. Sanayi bölgelerine yakın çalışan Gebze hurdacı benzeri işletmeler, motor hurdasını kaynağından hızlı şekilde toparlayarak geri kazanım sürecine aktarma konusunda önemli bir lojistik fonksiyon üstlenir. Bu süreç sadece ticari bir ilişki değildir; aynı zamanda döngüsel ekonominin saha ayağıdır.
